Site Rengi

DOLAR 7,5590
EURO 8,9575
ALTIN 474,94
BIST 9,8105
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Fatih’in yeni tablosunun arka yüzü

27.06.2020
2.878
A+
A-

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Osmanlı Devletinin padişahlarından Fatih Sultan Mehmet’in orjinal yağlı boya tablosunu Londra’da bir müzayededen açık artırma ile satın alıp, İstanbul’a geri getirdi.

Tablonun getirilmesini kutlayanlar olduğu gibi, eleştirenler de oldu tabiki…

Yapılan eleştiriler içinde;

  • İsraf diyenler,
  • İmamoğlu gösteriş ve siyasi hamle yapıyor diyenler,
  • Tabloyu aldın ama Ayasofya’nın açılmasına karşısın diyenler,
  • Belediye borç içinde yüzerken şimdi zamanı mı diyenler,
  • Yine halkın parasını heykele, tabloya ve boş şeylere harcamaya başladılar diyenler,
  • Gâvurlara para kazandırdı diyenler,
  • Bıraksaydın Londra’da kalsaydı. Portreye bakıp bakıp sonra da, yeni bir fatih gelebir diye korksunlar diyenler ve daha niceleri vardı.

Burada beni ilgilendiren, yapılan eleştirilerin detayları ve içerikleri değil de, neden ve niçin yapılmış olabileceği olsa da, bu sefer çok kısa değinmeden geçmek olmaz.

Doğu Roma’nın, yani konstantıniyye’nin yeni hükümdarı Fatih, Batı Roma’nın bir bez parçasına resmedilen portresinden korktuğuna emin olsaydı, kendi devrinde Avrupa ülkelerinin en iyi ressamlarını çağırıp, portresini yaptırır ve her Avrupa ülkesine ara ara, üçer beşer tane göndererek devamlı korku içinde yaşamalarını isterdi.

Bir euro ile, 7 liramızı satın alan Avrupa, neyimizden korkacakmış acaba ?

Biri çıkıpta, hiç “sömürü” falan da demeye kalkmasın. Çünkü, onların sömürü temelli borca ve fâize dayalı para sistemine, vaktiyle biz talip olduk.

Fatih’in tablosunu, müzayededen açık artırma ile İstanbul Büyükşehir belediyesi satın almasa, zaten bir başkası satın alacaktı. Yani bir zenginin evinin salonunda durup, ev halkından başka kimseyi korkutamayacaktı.
Bunun bile farkında değillermiş demek ki…

Bu tablo İstanbul Büyükşehir Belediyesi, AK Parti’de iken satın alınsaydı, canlı yayınlanan karşılama töreniyle, ülkeye getirilirdi. Sonra da Erdoğan, mitingte açılışını yapardı.

Şimdi eleştirenler ise, o zaman da; “Allah sizden bin kere razı olsun sayın Cumhurbaşkanım” diye, köşelerinde başlıklar atar, televizyon programlarında durmadan aynı teşekkür sözlerini tekrarlar dururlardı.

Bu tablonun, Londra’daki müzayededen açık artırma ile satın alınmasını, isrâf olarak değerlendirenler tablonun bedavaya gelmiş olduğunun farkında bile değiller.

Tablo için harcanan para, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin AK Partide olduğu dönemdeki, vakıflara ve derneklere harcanan paranın %0,8 yani binde sekizi bile etmiyor.

Yani Binali Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin başkanı olsaydı, bu tablo bedavaya gelmeyecekti.

Fatih Sultan Mehmet, altı dil bilen biri olmasının yanı sıra, ünlü ressamları şehrine davet eden Doğu Roma’nın yeni imparatoruydu.

Doğu Roma’nın yeni imparatoru fatih, Bellini’yede portreler yaptırmış.

Ama bugüb ecdad, ecdat deyip duranlar daki vizyonsuzluğa bakın ki, tabloyu İstanbul’a getirenlere, “gâvura para kazandırdı” diyorlar birde…

Adamlar, neye nasıl itiraz edeceklerine iyice şaşırdılar artık.

  • Ajda’lı, Sibel’li, Alişan’lı ve isimlerini saymaya bile gerek olmayan Yeditepe İstanbul konserleri için, harcanan 30 milyon ₺’ye
  • Melih Gökçek’in şimdi çürümeye terkedilen 750 milyon $’a mal olan dinozor parkına…
  • İstanbul halk ekmek sponsor yapılıp, Arda Turan transferine ödenen 15 milyon € için, iki satır yazı yazıp itiraz edememişlerdi.

Şimdi çıkmışlar, Fatih Sultan Mehmet’in tablosı için ödenen 6,5 milyon ₺ itirâz ediyorlar.

Varın samimi ve dürüst olduklarına siz karar verin artık!

İtirâz için, VAR hakemine gitseler, VAR hakemi bunları fırıncı küreği ile kovalar.

Adamlar ne yapacaklarını, neye itiraz edip etmeyeceklerini iyice şaşırdıklarından böyle abuk subuk konuşmaya devam ediyorlar.

Yanıltıcı olaylarla dolu, sözde Osmanlı dizileri içinde iki satır yazsaydılar, şimdi söz söyleme hakları olurdu.

Sizce de hep birlikte içine düştükleri bu durum yaman çelişki değil mi?

Şimdi, gelelim Fatih’in tablosunun arka yüzüne…

İslami ve muhafazakar camia, bana çok kızacak ama, bütün bunları değerlendirdiğim de şu sonucu çıkarıyorum.

Fatih’in tablosunun Londra’dan İstanbul’a getirilmesine çok kızmalarının nedeni, bu itirazcıların, sempati duyduğu İhvan hareketi aslen Londra güdümlü olmalarından kaynaklanmaktadır.

Onlara göre de Londra darülharp değil, ama İstanbul son bir senedir artık darülharp bölgesidir.

Darülharp bölgesi olan İstanbul’da, selalar ve ezanlar okunsa da, namazlar cemaatle kılınsa da, işgal altındaki yabancı bir memleket sayılır artık onlar için.

Velhasılı kelam;
Onlar İstanbul’a Fatih’in tablosunu getirilmesine ve getirene işte bu yüzden çok ama çok kızıyorlar.

Vesselam
Sadi ÖZGÜL

YORUMLAR

  1. Avatar Şükrü Balkaş dedi ki:

    Çok güzel dile getirilmiş umarım herkes okur,elinize yüreğinize sağlık.