Site Rengi

DOLAR 8,2803
EURO 9,7326
ALTIN 500,83
BIST 10,7547
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Gök Gürültülü

Sebze değil zehir yiyoruz

Marketten ya da pazardan aldığımız sebze-meyveler ne kadar doğal? İşte bu soruyla yola çıkan Greenpeace Akdeniz, üç ay boyunca rastgele 90 sebze satın aldılar. Labratuvarda inceleme altına alınan sebzelerde büyük oranda pestisit yani kimyasal maddeye rastlandı.

Sebze değil zehir yiyoruz
22.01.2020
A+
A-

Greenpeace Akdeniz, her gün soframıza gelen sebzelerdeki pestisit oranıyla ilgili bir araştırma yaptı. Ağustos, Ekim ve Kasım aylarında rastgele olarak 10’ar tane yeşil biber, domates ve salatalık alan ekip bu ürünleri pestisit analizleri konusunda uluslararası akreditasyona sahip bir laboratuvarda analiz ettirildi. Ürünlerin yarısı marketten yarısı ise semt pazarlarından alındı.  90 adet domates, yeşil biber ve salatalık örneklerinin 14’ünde ürünlerde kullanılması yasak pestisit kalıntısı tespit edildi. 46’sında ise hormonları etkileyen pestisitler bulundu.

Greenpeace Akdeniz Gıda ve Tarım Proje Sorumlusu Berkan Özyer, çıkan sonuçların vahim olduğunu, soframızda her gün kimasal zehir bulunan sebzleri yediğimizi söyledi. 

EN ÇOK HORMONEL SİSTEM BOZUCU PESTİSİTE RASTLANDI

Özyer rapor sonuçlarını şöyle yorumladı: “Sonuçlara göre markette bulunan ürünler pazarda satılanlara göre çok daha büyük risk taşıyor. Biz tüketici olarak daha biçimli gözüken sebzeye ulaşmak istiyoruz. Ancak daha iyi gözüken sebzeler her zaman doğal koşullarda yetişmiş olmuyor. İdeal olan durum bu ürünler rafa geldikten sonra değil daha üretim aşamasında denetlenmesi. Üreticiler hızlı bir şekilde pazara ürün vermek için ellerinin altındaki kimyasal maddeleri kullanıyor. Yaptığımız araştırmada en çok rastladığımız şey hormonel sistem bozucu pestisit. Bu pestisit hormonlara etki ediyor. Prostat kanseri, gelişim bozukluğu, kısırlık gibi sonuçlar doğurabiliyor.“

ÇİFÇİ DE BÜYÜK ZARAR GÖRÜYOR

Özyer şöyle devam ediyor: “Ayrıca yaptığımız araştırmada pestisit kullanımında çiftçilerin de büyük zarar gördüğü maddelerin kullanıldığını tespit ettik. Yüzde 33 oranda direk ürünle temas halindeki kişiye zarar veren maddeye rastladık. Ayrıca pestisit bitkiye uygulansa bile etrafındaki böceğe, toprağa, havaya büyük zararı var. Raporda çıkan bir diğer sonuç da mevsimi olmayan sebzelerde daha çok pestisite rastlanması. Biz sivil toplum örgütü olarak ufak bir araştırma yaptık. Üç ay için sadece 90 ürünü incelemeye aldık. Amacımız bakanlıkların bu ürünleri halka ulaşmadan denetlemesi, bizim yaptığımıza göre çok daha kapsamlı araştırmalar yapmaları ve kamuoyuyla paylaşmaları.”

RAPORUN SONUÇLARI ŞÖYLE:

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.