Tolstoy, Kuran ve Faiz

Sağlık bakanımız Sayın Fahrettin Koca Covit-19 ile olan mücadelede günlük bilgilendirme açıklamalarından birini yapıyordu.

Bir basın basın açıklamasında uyarıları yapmıştı.

  • Zorunlu olmadıkça evden çıkmayın.
  • Çocuklar dışarıda oyun oynamayın.
  • Akraba ziyareti bir süre durdurun.
  • Bunun yerine telefon görüşmelerinizi uzun tutun..

Bnlar gayet güzel ve her bireyin rahatlıkla yapabileceği tedbirlerdi. Buraya kadar tuhaf birşey yoktu. Ama Allah’ın insanlığın kurtuluşu için gönderdiği ve ilahi uyarıların olduğu Kuran’ı ve mealini bu zor zamanda çok daha fazla okuyun diye tavsiyede bulunacağına “Tolstoy okuyun” diyordu.

Tolstoy Kuran’a hayranlık duyuyordu. Ama galiba Sayın bakan bey Tolstoy’un Kuran’a olan hayranlığından dolayı İslam dinini seçip Müslüman olduğu sanıyor olabilir mi?

Eğer öyle sanıp da tolstoy okuyın tavsiyesinde bulunduysa danışmanları kendisine gerçeği söylemeliler.

Gelelim esas konuya;

Erdoğan hükümeti Resmi Gazete de bir karar yayınlamışlar ki adeta felaket davetiyesi gibi.

Resmi gazetede yayınlanan bu yeni karara göre kamu bankaları, talepte bulunan esnaf ve sanatkarların kredi taksit ödemeleri şimdik üç aylığına dondurulacakmış.

Kredi taksit ödemeleri ertelendi. Ya faizleri ?

Yayınlan karardaki asıl felaketin devamı burada başlıyor. Taksitler dondurulsa da faizleri dondurulmayacak tıkır tıkır işletilmeye devam edilecekmiş.

Peki öyleyse şu soruları soralım;

– Neden faizleri de dondurmuyorlar da, tıkır tıkır işletiyorlar !?
– Basın açıklamasında tavsiye etmekten imtina ettiği kutsal kitabımız Kuran’da; “Faiz haramdır tamamen vazgeçin. Yoksa Allah ve Peygamberinin size savaş açtığını iyi bilin…” (Bakara:279) diye uyarılan felaketi gizlemek istermiş gibi davranıp; “Tolstoy okuyun…” diyen, Muhafazakar Demokrat bir bakan mı var karşımızda ?
– Halkın nazarında dindar sanılan ama yağmur gibi yağan felaketlerin baş sebebi faizi işletmekte bir beis görmeyen Muhafazakar Demokrat bir hükümet mi var karşımızda !?

Hükümet kendini dindar olarak niteliyor !

Hükumetimiz kendini dindar olarak niteliyor ise, yol yakınken fiili olarak harekete geçip faizden tamamen vazgeçmeli ki, Allah ve elçisinin bize açtığı savaşına değil de, rahmetine, bereketine ve bağışlamasına mazhar olup bela, musibet ve felaketlerden hep beraber kurtuluşa erelim.

Fiili olarak harekete geçip önce faizden tamamen vaz geçmedikçe, minarelerden aynı anda 40 kişiyle sala okunsa da, 40 yasinler, 40 hatimler indirilse de, nice 40 lı dua da yapılsa, Yenikapı meydanında 2,5 milyon kişi ile namaz kılıp dualar edilsede hepsi faydasızdır.

Peki mevcut Faiz düzeni yıkılır mı?

Hz. Peygamber 14 asır evvel tek başına Mekke’nin faiz düzenine karşı çıkıp mücadele edip nasıl yıktıysa, elbette biz Müslümanlar bir araya gelirsek kolaylıkla yıkarız !

Ama bu işler; “faize karşıyız haram olduğunu çok iyi biliyoruz…” deyip, mücadele aşamasına geçemeyen hamasi sözleri söylemekle olmaz!

İşte bunun yolu da başında Prof. Dr. Mete Gündoğan hocanın olduğu, İktisat Hareketi’nin Faize ve Borca dayalı olmayan Taban Ekonomisi modelini devlet idaresinde yürürlüğe koymaktan geçer…

Vesselam
Sadi ÖZGÜL

İletişim Mail: sadiozgul@gmail.com