İmsak Vakti 02:00
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi‘nde geliştirilen, nanoteknoloji destekli ve antimikrobiyal özellik taşıyan yeni nesil yara bandı, yapılan deneylerde standart ürünlere göre daha hızlı iyileşme sağladı. Prof. Dr. Koray Sayın ise ürünün dünyada benzeri olmadığını belirterek, patent sürecine hazırlandıklarını ifade etti.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi‘nde yürütülen bilimsel çalışma kapsamında, mevcut yara bantlarının yetersizliğinden yola çıkılarak geliştirilen yeni nesil yara bandı, sağlık alanında dikkat çeken bir yenilik olarak öne çıkıyor. Yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özelliklere sahip olarak tasarlanan yara bandının, yapılan deneylerde hem enfeksiyon oluşumunu engellediği hem de iyileşme sürecini önemli ölçüde ise hızlandırıyor. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen hayvan deneylerinde üç farklı grup oluşturuldu. Geliştirilen yara bandının ise deney süresi boyunca hem kontrol grubuna hem de standart yara bandına kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi.
Nanoteknoloji ile desteklenen yara bandında, gümüş elementi çevre dostu ‘yeşil kimya’ yöntemiyle nano boyuta indirgenerek kullanıldı. Ayrıca çalışmada kullanılan gümüşün atık takılardan elde edilmesiyle, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Sayın, mevcut yara bantlarının enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldıramadığını belirterek, “Bu çalışmaya başlama amacımız, standart yara bantlarının yetersizliğini ortadan kaldırmaktı. Yara bandı kullanılsa dahi enfeksiyon gelişebildiğini gördük. Geliştirdiğimiz yara bandı ise hem yara iyileşmesini hızlandırıyor hem de antimikrobiyal özellik göstererek enfeksiyon riskini azaltıyor” dedi. Sayın, geliştirdikleri proje ile TEKNOFEST 2025’te yer alarak üçüncülük elde ettiklerini de söyleyerek, “Projenin ticarileştirilmesi için ise kısa süre içerisinde patent başvurusu yapmayı planlıyoruz” dedi.
“Antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk”
Koray Sayın, geliştirilen yara bandının yarayı daha hızlı iyileştirdiğini söyleyerek, “Bu geliştirdiğimiz yara bandının çıkış noktası tamamı ile bizim mevcut standart yara bantlarının yetersizliğini düşünmemizden yola çıkarak ortaya konuldu. Çünkü yara bandı da kullansak enfeksiyon gelişebiliyordu ve bundan ister istemez bir hastaneye yük oluşturuyordu. Bu yükün önüne geçebilir miyiz maksadıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Normal yara bantlarından farkı ise yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk. Bu çalışmada hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz deneyler sonucunda üç gruba ayırdık. İlk olarak kontrol grubu yani hiçbir tedavi sürecini yapmadığımız bir tane standart yara bandı grubudur. Bir de bizim ürettiğimiz yara bandımız var. Yapılan bu çalışmalarda normal açık bırakılan yaranın halk tarafından da bilindiği üzere çabuk iyileştiği aslında çabuk iyileşmediğini fark ettik. Açık bırakılan yaranın üstü kabuk bağlıyor ve derinin büzülmesiyle birlikte yara kapandı gibi görülüyor. Ama altında enfeksiyonun geliştiğini tespit ettik. Bizim geliştirdiğimiz yara bandı toplam deney süresi boyunca hem kontrol hem de standart yara bandına göre hem daha iyi iyileşme sergiledi hem de antimikrobiyal özellik gösterdi. Bu antimikrobiyal özelliği de sergilerken nanoteknolojik bir özellik dahil ettik” dedi.
“Çevre dostu bir şekilde ürettik”
Bu yara bandının muadilinin şu anda dünyada olmadığını belirten Sayın, “Yara bandına gümüşü yeşil kimya yöntemi ile çevre dostu bir şekilde nano boyuta getirdik ve gümüşü yara bantlarımızda kullandık. Ürettiğimiz bu nano gümüşleri ise atık gümüş takılardan yola çıkarak çalışmamızda kullandık. Yani bir nevi geri dönüştürülebilir bir malzemeyi tekrardan revize ederek, kullanılabilir işlevsel bir özellik haline getirmiş olduk. Üretilen yara bandının muadili şu anda dünyamızda yok. Dünyada gümüş destekli yara bantları var bunu kabul ediyoruz, lakin hem yara iyileşmesini hızlandıran hem de antimikrobiyal özellik sergileyen nanoteknoloji özellikli bir yara bandı bulunmamaktadır. Türkiye’de ve dünyada da ilkiz. Üretim aşamasında ise önce bilgisayar ortamında yaklaşık 150 tane molekül tasarladık. Tasarladığımız molekülleri bilgisayar ortamında analiz ederek, potansiyeli en yüksek olan molekülleri belirledik. Sadece yara iyileşmesini hızlandırma açısından daha sonra bu potansiyeli yüksek moleküllerimizi sentezledik karakterize ettik ve bunları hücre kültüründe ilk etapta deneme fırsatı bulduk” diye konuştu.
“Olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik”
Paten başvurusunda bulunacaklarını ifade eden Sayın, “Molekülleri hücre kültüründe deneyerek tamamen yara iyileşme özelliğinin hangisinde daha iyi olduğunu tespit ettik. En son aşamada ise yara bantlarımızın prototipini üreterek, hayvanlarda deneme fırsatı bulduk. En sonda da olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik. Teknofest 2025’e katıldık. İstanbul’da beş günlük çok güzel bir organizasyona dahil olduk ve orada bulunmaktan mutlu olduk, gurur duyduk. Birçok kişinin katılmış olduğu bu festivalde bizler de yerimizi alarak, üçüncü olarak hanemize başarı kazandırmış olduk. Yara bandımızın ticarileşmesi konusunda atacağımız ilk adım hemen bir patent başvurusunda bulunacağız. Büyük ihtimal bir veya iki ay içerisinde ilgili ürünlere ve prototipe patent başvurusunu gerçekleştirerek, en azından ticari boyutta da bir anlam kazandırmak istiyoruz” şeklinde konuştu. – SİVAS
Samsung’un İlk Adımları: SH-100’den Galaxy’ye Uzanan Yolun Doğuşu
1
Anadolu Hackathon Finali Sivas’ta Yapıldı
1422 kez okundu
2
iPhone 17 Şarj Sorunları ve Kablosuz Çözüm Deneyimleri
1407 kez okundu
3
Samsung’un İlk Adımları: SH-100’den Galaxy’ye Uzanan Yolun Doğuşu
694 kez okundu
4
TÜRGEV’den dijital hamle: 3 ülkeden gençler Kosova’da dezenformasyona karşı ortak çözüm üretti
644 kez okundu
5
Öğrenciler sorunlara yapay zekâ ile çözüm üretti, Anadolu Hackathon’un kazananları açıklandı
487 kez okundu
6
Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı’nda Maximoto Yağlarını Tanıttı
446 kez okundu
7
David Attenborough: Doğaya bakışımızı değiştiren belgeselci 100. yaşında
413 kez okundu
8
Aspirin kanser riskini azaltıyor mu?
358 kez okundu
10
Teknolojik dönüşüm dünyada bütün hızıyla sürerken Türkiye bu sürecin dışında kalıyor
310 kez okundu
12
“Meta” hakkındaki rekabet soruşturması sonlandırıldı
259 kez okundu
13
Araştırmacılar kalpte ‘mini beyin’ keşfetti
258 kez okundu
14
Dijitalleşme çağında ulusal güvenlik
249 kez okundu
15
OPPO Reno13 Serisi, MediaTek Dimensity 8350 işlemcisi ile tanıtılıyor: Yapay zeka destekli güç ve performans
246 kez okundu
16
Güçlü LED’ler ve Güvenlik Riski: Galaxy S25 FE ile Isınma ve Erime Uyarıları
239 kez okundu
17
Amazon Prime Gaming için 9 oyun ücretsiz oldu
236 kez okundu
18
Tin Can: Sessiz Telefonun Nostaljik Dönüşü ve Dijital Sınırlaştirma
236 kez okundu
19
Yapay zeka pazarı 2030’a kadar 1,81 trilyon dolar olacak
231 kez okundu
20
Dünyada en çok çalınan yiyecek hangisi?
231 kez okundu
21
Apple’ın 12 Ay Taahhütlü Aylık Abonelik Modeli: Esneklik ve Uzun Süreli Bağlılık
217 kez okundu
22
Arka kapısı olan yapay zeka, açık kaynaklı tedarik zinciri ve hacktivist ittifaklar: Kaspersky 2025 APT ortamı için öngörülerini paylaştı
214 kez okundu
23
Yenilenen Casper Nirvana X700 ve X600 Kullanıcılara Yeni Yetenekler Kazandırıyor
195 kez okundu
24
Manisalı Gazeteciler dron ehliyetlerini aldı
194 kez okundu
25
Oyunseverler İçin Acer ED270 X ile Ergonomik Tasarım ve Yüksek Performans Bir Arada
193 kez okundu
26
Endrick’in Özel Üretim Irmão Tekela Kramponu EA SPORTS FC 25’te!
191 kez okundu
27
The Sims Oyunları Kış Aylarını Daha Sıcak Geçirmenizi Sağlıyor
189 kez okundu
28
WhatsApp paylaşım çubuğu ne işe yarıyor? İşte öne çıkan özellikler
182 kez okundu
29
2025’te Dünyayı Bekleyen 5 Siber Tehdit
175 kez okundu
30
Dünya’nın bütün çöplerini neden Güneş’e fırlatmıyoruz?
169 kez okundu