h Dolar 45,5487 % 0.25
h Euro 53,0487 % 0.25
h Sterlin 60,8511 % -0.33
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Kızıl Gölün Mumyalama Labirenti: Ölümlü Tuzlarla Dans

Doğa, kimi zaman en çarpıcı manzaralarını, yaşamın sınırlarını zorlayan noktalarda sergiler. Kuzey Tanzanya’da, gökyüzünü yansıtan kan kırmızısı sularla çevrili göl, ilk bakışta adeta bir cennet tablosunu andırır. Ancak kıyılarına yağan gün ışığının altında, taş haline gelmiş hayvan kalıntıları bu yerin sadece görsel bir güzellik olmadığını hatırlatır.

Bu bölgede yıllar önce çekilmiş siyah-beyaz kareler, gölün yalnızca bir manzara olmadığını, aynı zamanda kusursuz birer mumya üretim merkezi olduğunu gösterdi. Gölün mineral zengini yeraltı suları, Ol Doinyo Lengai yanardağından gelen sularla birleşince kimyasını farklı kılar; su buharlaşırken geride sodyum ve kalsiyum karbonatın yoğunluğunu bırakır. Sıcaklıklar bazen 60 dereceye yükselir ve pH değeri, çamaşır suyuna benzer bir aşırılık kazanır; bu ortam, suda olan bir canlının kısa sürede zarar görmesini sağlar.

Taşa dönüşme efsanesinin bilimsel kökeni Gölün adını aldığı natron maddesi, antik Mısırlıların ölüleri hazırlama amacıyla kullandıkları mineral karışımla ilgili eski bir bağlantı sunar. Göl suyuna düşen kuşlar veya yarasalar, artan sodyum etkisiyle tüm nemini kaybeder ve mineral birikimi deriyle dokular üzerinde sertleşerek canlıyı adeta bir zırhın içine hapseder. Kıyıda donmuş görünen hayvanlar, suda hayatlarını kaybettiktan sonra buharlaşma ve kuruma süreciyle bugünkü durumlarını alır. Bu sertleşmiş kalıntılar, çoğunlukla göçmen kuşların ödemek zorunda kaldığı bir bedelin en somut kanıtıdır.

Bu kadar zorlu bir ekosistemde yaşam tamamen yok olmuştur demek doğru değildir. Mikrobiyal canlılık, göle kızıl rengi veren ana itici güç olarak Flamingoların besin zincirinin temelini oluşturur. Aşırı tuzlu sulara rağmen bu türler için güvenli bir sığınak sunan sular, milyonlarca kuş için bir barınak olmayı sürdürür; ziyaret edenler içinse dikkat çekici ama tehlikeli bir mezarlık olarak kalan bu ortam, her an her şeyi değiştirebilecek bir serüvenin kapısını aralar.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Frankenstein Bitkiler: Doğa Tarihinde Sahtecilik ve Keşif Tutkusu

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ