h Dolar 45,2366 % 0.01
h Euro 53,1064 % 0.01
h Sterlin 61,4975 % 0.29
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Mars’ta organik moleküller bulundu

NASA’nın Curiosity yüzey aracı tarafından Mars yüzeyinde yürütülen son analizler, Kızıl Gezegen’in geçmişine dair yeni bilgiler ortaya koydu. 2020 yılında delinerek incelenen bir kaya örneği üzerinde yapılan uzun süreli laboratuvar çalışmaları sonucunda Kızıl Gezegen’de bugüne kadar tespit edilen en çeşitli organik molekül seti ortaya çıkarıldı.

Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmaya göre örnekte toplam 21 farklı karbon içeren organik molekül belirlendi ve bunlardan 7’si Mars’ta ilk kez tespit edildi.

Antik Mars’ın kimyasal arşivi

İncelenen kaya örneği, “Mary Anning 3” adıyla anılıyor ve Mars’taki Sharp Dağı (Mount Sharp) eteklerinden toplandı. Bu bölgenin milyarlarca yıl önce göller ve akarsularla kaplı olduğu, zaman içinde kuruyup yeniden suyla dolarak zengin bir tortul yapı oluşturduğu biliniyor.

Bu süreçler sonucunda oluşan kil mineralleri, organik bileşikleri koruma konusunda son derece elverişli bir ortam sağladı. Araştırmacılar, bu sayede organik moleküllerin Mars’taki yoğun radyasyona rağmen milyarlarca yıl boyunca bozulmadan kalabildiğini vurguluyor.

DNA ve RNA’nın kimyasal öncülleri bulundu

Keşifler arasında en dikkat çekici bulgulardan biri, ilk kez azot içeren heterosiklik bileşiğin (N-heterosiklus) Mars’ta tespit edilmesi oldu. Bu tür moleküler yapılar, DNA ve RNA’nın kimyasal öncülleri olarak kabul ediliyor.

Çalışmanın baş yazarı Amy Williams, bu keşfin önemine dikkat çekerek söz konusu yapıların daha karmaşık azot bazlı moleküllerin oluşumunda kritik rol oynayabileceğini belirtti. Williams ayrıca bu tür bileşiklerin daha önce ne Mars yüzeyinde ne de Mars kökenli meteoritlerde doğrulandığını ifade etti.

Tüm analizler, Curiosity’nin üzerinde bulunan Sample Analysis at Mars (SAM) adlı gelişmiş mini laboratuvar ile gerçekleştirildi. Sistem, yüzey aracının robotik kolundaki matkapla alınan kaya örneklerini toz haline getirerek analiz ediyor.

Toz halindeki örnekler SAM içine aktarılıyor ve burada yüksek sıcaklıklarda ısıtılarak gazlar açığa çıkarılıyor. Bu gazlar, cihazın hassas sensörleri tarafından analiz edilerek kayanın kimyasal bileşimi ortaya çıkarılıyor. 

SAM ayrıca “ıslak kimya” yöntemi de uygulayabiliyor. Bu yöntemde örnekler özel çözücülerle reaksiyona sokularak daha büyük ve tespiti zor moleküller parçalanıyor. Bu çalışmada kullanılan tetrametilamonyum hidroksit (TMAH), yalnızca en değerli örneklerde kullanılan güçlü bir reaktif olarak öne çıkıyor. “Mary Anning 3”, bu yöntemin uygulandığı ilk Mars örneği oldu.

Araştırmacılar, yöntemin güvenilirliğini test etmek için Dünya’da da deneyler gerçekleştirdi. Bu kapsamda, 4 milyar yıldan daha eski Murchison meteoritinden alınan örnekler TMAH ile analiz edildi. Sonuçlar, büyük organik moleküllerin parçalanarak Mars’ta tespit edilen bileşiklere dönüştüğünü gösterdi.

Yaşamın doğrudan kanıtı değil ancak güçlü bir işaret

Bilim insanları, bu moleküllerin biyolojik mi yoksa jeolojik süreçlerle mi oluştuğunu henüz belirleyemediklerini vurguluyor. Ancak elde edilen bulgular, antik Mars’ın yaşamı destekleyebilecek kimyasal koşullara sahip olduğunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyuyor.

NASA’nın SAM sistemi daha da geliştirilerek gelecekteki görevlerde de kullanılacak ve bu sayede daha kapsamlı analizler yapılabilecek. Nitekim SAM’in gelişmiş bir versiyonu olan Mars Organic Molecular Analyzer, Avrupa Uzay Ajansı’nın Rosalind Franklin görevinde kullanılacak. Ayrıca benzer bir sistem, NASA’nın Satürn’ün uydusu Titan’a göndereceği Dragonfly görevinde de yer alacak. Her iki görevin de en erken 2028 yılında başlaması planlanıyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Artemis 2 ekibi dünya’ya döndü!

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ