h Dolar 45,0379 % 0.19
h Euro 52,8518 % 0.19
h Sterlin 61,0230 % 0.43
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 17°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

UFO sanılan dev mıknatısın fizik adına yaptığı efsanevi yolculuk

Modern fizik dünyası, bugünlerde “müon” adı verilen gizemli bir atom altı parçacığın peşinden gidiyor. Bu parçacık, aslında bildiğimiz elektronun daha ağır bir kuzeni gibi davranıyor ancak manyetik özellikleri bilim insanlarının tüm hesaplarını altüst ediyor.

“Temel Fizikte Atılım Ödülü”ne layık görülen bu büyük keşif süreci, sadece laboratuvarlarda geçmedi; New York’tan yola çıkan devasa bir mıknatısın okyanusları ve nehirleri aşarak Illinois’e taşındığı, içinde UFO söylentilerinin ve fırtınaların olduğu müthiş bir serüvene dönüştü. Bilim insanları, evrenin işleyişine dair kuralları baştan yazmak için bu 17 tonluk dev halkayı 5 bin kilometre öteye taşımayı göze aldı.

Fizikçilerin “g-2” olarak adlandırıldığı bu durum, aslında bir nevi “evrenin sağlamasını yapmak” anlamına geliyor. Eğer her şey bildiğimiz kurallara göre ilerleseydi, müonun manyetik ölçümleri tam olarak 2 değerini vermeliydi. Fakat boşluktan bir görünüp bir kaybolan hayalet parçacıklar bu denklemi bozuyor ve ortaya kafa karıştırıcı bir sapma çıkıyor.

Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda yapılan ilk testler teorik hesaplarla uyuşmayınca, fizikçiler heyecan verici bir ihtimalle baş başa kaldı: Acaba standart modelin ötesinde, henüz keşfetmediğimiz bambaşka bir fizik mi vardı?

17 tonluk “hassas yolcu”

Brookhaven’dan gelen veriler çok kıymetli olsa da daha kesin bir sonuç için çok daha saf bir müon demetine ihtiyaç duyuldu. Bu imkan New York’ta değil, Illinois’teki Fermilab’da mevcuttu. Ancak Fermilab, Brookhaven’ın sahip olduğu eşsiz elektromanyetik depolama halkasına sahip değildi. Sıfırdan bir halka inşa etmek hem inanılmaz pahalıydı hem de yıllar sürecek bir emek demekti. Çözüm ise çılgınca oldu: 17 ton ağırlığındaki, 15 metre çapındaki devasa mıknatısı tek parça halinde Illinois’e taşımak…

Bu halka sadece ağır bir metal yığını değil; içindeki bobinler o kadar hassas ki taşıma sırasında 3 milimetreden fazla esnemesi cihazın tamamen çöp olması anlamına geliyordu. Karayoluyla gitmek, yol üzerindeki her trafik ışığını ve ağacı kesmek demekti. Helikopter fikri ise sarsıntı ve yakıt engeline takılınca geriye tek bir güvenli yol kaldı: Suyun gücünü kullanmak.

UFO söylentileri ve fırtınalı denizler

2013 yazında başlayan “Büyük Hamle” operasyonu, halk arasında beklenmedik bir paniğe yol açtı. Mıknatıs, limana götürülmek üzere gece yarısı yağmur altında yola çıkarıldığında, görenler Brookhaven’da saklanan bir UFO’nun gizlice kaçırıldığını sandı. Proje sözcüsü Chris Polly, meraklı kalabalığa bunun bir uzay gemisi olmadığını, sadece dev bir mıknatıs olduğunu açıklamak zorunda kaldı. Hatta bazıları, mıknatısın çevredeki arabaları içine çekip çekmeyeceğini sorarak endişesini dile getirdi.

Liman yolculuğunun ardından dev halka bir mavnaya yüklendi ve ABD’nin doğu kıyısı boyunca güneye, Florida’ya doğru yelken açtı. Ancak yolculuk hiç de sakin geçmedi. Florida açıklarında oluşan bir tropikal fırtına rotanın üzerine doğru ilerleyince ekip adeta zamanla yarıştı. Kaptan fırtınaya yakalanmamak için tam gaz ilerleyerek halkayı sağ salim Meksika Körfezi’ne, oradan da Mississippi Nehri’ne ulaştırdı. 5 bin 150 kilometrelik bu destansı yolculuk boyunca nehir kenarındaki kasabalarda insanlar ellerinde sandalyelerle bu dev yapının geçişini kutlamalarla izledi.

Yolun sonu ve yeni bir başlangıç

Yolculuğun son 50 kilometresi Chicago banliyölerinde gerçekleşti. İki büyük otoyol gece saatlerinde tamamen trafiğe kapatıldı ve halka nihayet Fermilab’daki yeni yuvasına ulaştı. 2015’ten itibaren yeniden veri toplamaya başlayan bu muazzam cihaz, geçtiğimiz yıl sonuçlarını açıkladı ve müonun manyetik momentini daha önce görülmemiş bir hassasiyetle ölçtü.

Bugün hala teorisyenler ile deneyciler arasında tatlı bir çekişme sürse de Brookhaven’dan Fermilab’a uzanan bu macera, bilimin bazen sadece kağıt üzerinde değil, devasa bir lojistik operasyonuyla da yapıldığını tüm dünyaya gösterdi.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Intel’in 14A çip teknolojisine ilk büyük müşteri: Tesla

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ