h Dolar 45,1997 % 0.01
h Euro 53,0739 % 0.01
h Sterlin 61,4802 % 0.03
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Şaşırtan araştırma! Fiber kablo dinleme cihazına dönüşebilir mi?

Fiber optik internet kabloları yıllardır güvenli iletişim altyapısının en sağlam parçalarından. Elektromanyetik parazitten etkilenmemeleri, radyo frekansı yaymamaları ve uzun mesafede düşük kayıpla veri taşıyabilmeleri de bu algıyı güçlendirdi. Ancak NDSS 2026’da sunulan yeni bir araştırma bu kabloların doğru koşullarda akustik dinleme için bir yan kanal haline gelebileceğini ortaya koydu.

Hong Kong Politeknik Üniversitesi ve Hong Kong Çin Üniversitesi’nden araştırmacıların hazırladığı çalışma eve ve ofise kadar gelen FTTH fiber bağlantıların yalnızca veri taşımadığını, çevredeki ses kaynaklı mikro titreşimlerden de izler taşıyabildiğini gösteriyor. Bu izler özel ekipmanla ölçüldüğünde insan hareketleri, ortam içi konum bilgisi ve bazı konuşma içerikleri hakkında veri elde edilebiliyor.

Araştırmanın merkezinde, optik fiberlerin mekanik titreşimlere karşı hassas yapısı yer alıyor. Ses dalgaları havada ilerlerken çevredeki yüzeylerde ve fiber kablolarda çok küçük deformasyonlar oluşturabiliyor.


Fiberin yapısındaki bu mikro değişimler, kablonun içinden geçen ışığın geri saçılımında ve fazında ölçülebilir farklılıklar yaratıyor. Distributed Acoustic Sensing, yani DAS sistemi de bu farklılıkları okuyarak kablonun maruz kaldığı titreşim bilgisini çıkarabiliyor.

Bu noktada saldırı klasik bir dinleme cihazından farklı çalışıyor. Ortamda pil taşıyan, radyo sinyali yayan veya mikrofon gibi davranan elektronik bir böcek bulunması gerekmiyor. Saldırgan, fiber hattının bir ucundan optik değişimleri izleyerek diğer uçtaki titreşimleri analiz edebiliyor. Bu yüzden geleneksel RF tarayıcıları ya da klasik böcek arama yöntemleri böyle bir saldırıyı doğrudan yakalamakta yetersiz kalabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım var. Standart şekilde duvar kenarından geçen düz bir fiber kablo, tek başına insan konuşmasını net biçimde almak için yeterince hassas değil. Araştırmacıların testlerinde 80 dB seviyesinde konuşma oynatan bir hoparlör fiberden 1 metre uzaktayken konuşma geri kazanılamıyor. Buna karşılık yaklaşık 76 dB seviyesindeki ayak sesleri tespit edilebiliyor. Yani evinizdeki mevcut fiber kablo hiçbir ek unsur olmadan sizi dinleyebilir diyemeyiz.

Çalışmayı dikkat çekici hale getiren asıl unsur araştırmacıların Sensory Receptor adını verdiği pasif düzenek. Bu yapı standart telekom fiberinin içi boş bir silindirin etrafına sarılmasıyla oluşturuluyor. Ses basıncı önce silindirde küçük bir deformasyon yaratıyor, bu deformasyon fibere mekanik gerilim olarak aktarılıyor, ardından fiberdeki uzunluk ve faz değişimleri ölçülebilir ses sinyaline dönüşüyor.

Bu düzenek dışarıdan bakıldığında sıradan bir fiber kutusuna benzetilebiliyor. Bu da saldırının fiziksel güvenlik açısından önemini artırıyor. Çünkü saldırının güçlü hali için kurban tarafında ortama yakın bir alıcı düzenek bulunması gerekiyor. Bu düzenek aktif yayın yapan bir elektronik böcek değil, fakat yine de fiziksel olarak yerleştirilmiş ya da fiber kutusu içine gizlenmiş özel bir yapı.

Sosyal medyada bu konuda yapılan bazı paylaşımlarda 50 metreden dinleme yapılabiliyor şeklinde ifadeler görebiliyoruz. Burada kastedilen odadaki konuşmanın 50 metre uzaktan havadan yakalanması değil.

Senaryoda fiber hattının bir ucundaki DAS ekipmanı, hattın diğer ucunda hedef ortama yakın bulunan fiber düzenekte oluşan titreşimleri okuyabiliyor. Yani ölçüm ekipmanı uzakta olabilir, fakat sesin etkilediği fiber bölümünün hedef ortama yakın olması gerekiyor.

Ayrıca araştırma yalnızca konuşma dinleme tarafına odaklanmıyor. Ses olaylarının sınıflandırılması, iç mekanda ses kaynağının konumunun tahmin edilmesi ve konuşma içeriğinin geri kazanılması gibi farklı senaryolar da test ediliyor. 14 farklı ses olayından, üç alıcıyla iç mekan konumlandırmadan ve konuşma örneklerinin gürültü azaltma sonrası yeniden işlenmesinden söz ediliyor.

Konuşma tarafında sonuçlar dikkat çekici olsa da kusursuz değil. Mesafe, ortam gürültüsü, fiberin konumu, alıcının yapısı ve ses kaynağının açısı sonucu doğrudan etkiliyor. Yakın mesafelerde daha anlaşılır veriler elde edilirken, mesafe arttıkça kelime hata oranı yükseliyor. Bu yüzden çalışma her fiber hattın yüksek kaliteli bir mikrofona dönüştüğünü değil, özel koşullarda konuşma mahremiyetini etkileyen yeni bir yan kanal oluştuğunu gösteriyor.

Araştırmanın bir diğer önemli kısmı ultrasonik karıştırma testleri. Geleneksel mikrofonları bozmak için kullanılan ultrasonik jammerlar, fiber tabanlı algılamayı aynı şekilde susturmuyor. Bu da fiber tabanlı saldırıların klasik ses kayıt cihazlarından farklı bir tehdit modeli yarattığını gösteriyor. Mikrofon arama, RF tarama veya ultrasonik karıştırma gibi yöntemler bu senaryoda tek başına yeterli koruma sağlamıyor.

Bu risk en çok hassas toplantıların yapıldığı alanlarda anlam kazanıyor. Kurumsal ofisler, hukuk büroları, finans kurumları, kamu binaları, elçilikler, savunma sanayi şirketleri ve AR-GE merkezleri bu başlıkta daha kritik konumda.

Ev kullanıcıları için tablo bugün panik seviyesinden çok uzak. Saldırı için doğru fiber hattına erişim, ticari DAS ekipmanı, hedef ortama yakın pasif alıcı düzenek ve gelişmiş sinyal işleme gerekiyor.

Savunma tarafında ilk adım ise fiber altyapıyı yalnızca ağ bağlantısı olarak değil, fiziksel güvenlik unsuru olarak da ele almak. Hassas odalarda gereksiz fiber fazlalığı bırakılmaması, kabloların döngü oluşturacak şekilde sarılmaması, titreşimi büyütecek yüzeylere temas etmemesi ve fiber kutularının düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor. Araştırmacılar ayrıca optik izolatörler ve DAS ölçümünü bozabilecek bağlantı çözümlerini de olası önlemler arasında değerlendiriyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik: Dijital dünyanın yeni sınırları

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ