h Dolar 45,0282 % 0.03
h Euro 52,8793 % 0.03
h Sterlin 61,0613 % 0.14
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Pripyat’in Sessiz Gövdesi: Ölüm Pençesi ve Nükleer Anı

Çernobil sonrası bölge adeta açık hava galerisine dönüşürken, Pripyat’ın topraklarında kalan nesneler nükleer tarihin ürkütücü simgeleri arasında yerini sürdürüyor. Bu kalıntılardan biri olan ve bölge halkınca“Ölüm Pençesi” diye anılan vinç kepçesi, paslı gövdesiyle şehir efsanelerinin merkezine oturuyor.

Aslında bu araç, maden sahalarında taşımacılık için tasarlanmış tipik bir endüstriyel iş makinesiydi. 26 Nisan 1986 gecesi reaktörde patlayan çatlaklar ve saçılan grafit ile yakıt parçaları, kaotik bir temizleme operasyonunu dayattı. Ancak zamanla bu operasyonun üzerine radyasyonun gölgesinin düştüğü bir kader belirdi; pençe, yoğun ışınlar altında varlığını sürdürdü ve kendi sonunu hazırladı.

Efsaneler mi, gerçekler mi? Bugün Pripyat yakınlarındaki bir makine mezarlığında sessizce çürüyen bu nesne, sıkça bölgenin en öldürücü noktası olarak anılmaya başlandı. Bazı söylentiler onunla temas etmenin saniyeler içinde hayattan kopmasıyla sonuçlanacağını öne sürer. Gerçekte pençe, ciddi radyasyon yaysa da biyolojik ölümcül bir silah gibi davranmaz; ama grafitlerin, parçaların ve metalin etrafındaki zayıf güvenlik nedeniyle çevresi için tehlike oluşturmaya devam eder.

Radyasyon ölçümleri pençenin en yoğun bölgelerinde saatte yaklaşık 500 mikrosievert civarında olduğuna işaret ediyor. Bu rakam günlük yaşama göre hâlâ yüksek olduğundan dikkatli olmak gerekiyor. Ancak bu metal yığınını uzun süre yanında tutmak ya da parçacıkları solumak, kalıcı hasarlara yol açabilir. Çernobil’in en karanlık anısı sadece bu pençe değil, bodrumda donmuş kalıntılar arasında saklı Fil Ayağı olarak bilinen uranyum karışımıdır. Ölüm Pençesi, nükleer tarihin en paslı ve en çok fotoğraflanan sessiz tanığı olarak ıssızlıkta beklemeye devam ediyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Karōshi: Dijital Çağın Sessiz Yorgunluğu ve Zamanın Esareti

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ