h Dolar 45,1772 % -0.09
h Euro 53,0793 % -0.09
h Sterlin 61,6208 % -0.03
a İmsak Vakti 02:00
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • MEDYA GAZETESİ
  • DÜNYA
  • Amazondaki Köprü Girişimi: Doğayla Uyum İçinde Lojistik ve Ekoloji Dengesi

Amazondaki Köprü Girişimi: Doğayla Uyum İçinde Lojistik ve Ekoloji Dengesi

Binlerce yıl boyunca insanoğlu, sarp dağları delip geçmeyi, denizlerin altından geçiş yolları bulmayı ve engin kanyonları birbirine bağlamayı başardı. Bu çağda mühendisliğin sınırlarını zorlayan bir kıtada, Güney Amerika’nın kalbinde akan Amazon Nehri hâlâ dokunulmuşlukla mücadele eden bir direnç taşıyor.

Yaklaşık 6 bin 400 kilometrelik bu dev su yolunun üzerini birleştirecek tek bir beton köprü bulunmuyor. Pek çok kişi bunun yalnızca teknoloji eksikliğiyle ilgili olduğuna inanır, fakat asıl engeller coğrafya ve ekolojiye dair derin faktörlerde yatıyor. Amazon’da köprü inşa etmek, sürekli hareket eden zemine çivi çakmaya çalışmak gibi görünür. Şiddetli yağışlar nehrin karakterini birkaç ay içinde tamamen değiştirebiliyor. Kurak mevsimde yalın görünen yatağın, yağış döneminde suyun 9 metre yükselmesiyle iç denize dönüşmesi mümkün. Bazı yerlerde nehrin genişliği 50 kilometreyi, uç noktalarda ise 190 kilometreyi bulabiliyor; bu ölçek, güvenli temel noktalarını belirlemeyi zorlaştırıyor. Ayrıca nehirde sadece akış yok; matupa adı verilen ve futbol sahası büyüklüğüne ulaşabilen yüzen bitkiler, her türlü yapay engeli aşma gücüne sahip.

İhtiyaç hiyerarşisi ile lojistik engellerinin kesişimi Herhangi bir proje için genellikle ekonomik veya sosyal bir zemin gerekir. Amazon havzasında ise durum çoğu zaman tam tersi görünüyor: Yerleşimler seyrek ve mevcut ulaşım ağları büyük ölçüde nehrin akıntısına güveniyor. Örneğin Macapá gibi büyük merkezler kara yoluyla değil, su yoluyla ana karaya bağlı kalır. İnsanlar ulaşım için karayollarını değil, yüzyıllardır olduğu gibi tekneleri tercih eder. Geçmişte denenen otoyol projelerinin ormana karşı kaybolması, bölge halkına ve yönetime doğayla çatışmanın maliyetini net bir şekilde gösterdi. 1970’lerde açılan yolların bugün yalnızca kalıntıları ayakta. Bu mesele teknik güçlüklerle sınırlı değil; çevresel kaygılar, projelerin önündeki en büyük bariyerler arasında yer alıyor. Bilimsel çalışmalar, orman kıyımlarının çoğunlukla ana yollara yakın bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Nehrin üzerinde kurulacak bir köprü, sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp yasa dışı madencilik ve ağaç kesimi için bir istila kapısı haline gelebilir. Bu devasa ekosistemi korumak, bir yakadan diğerine arabayla geçmekten çok daha kritik.

Rio Negro üzerindeki küçük denemeler dışında ana gövde, insanın inşa hırsına karşı koyan doğal bir kale gibi direnişini sürdürüyor.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Akreplerin Metalik Savunması: İğne ve Kıskacın Evrimi

KATEGORİNİN POPÜLERLERİ